Toprak nasıl can bulursa nisan yağmuruyla
Sen de her fırtınayla yeniden doğacaksın
Seni incitenler kalırken kendi çamuruyla
Sen o saf ışığınla yollarını açacaksın
Sen gökyüzüsün varsın şimşekler çaksın içinde
Çorak tarlaların bağrında yankılandı sesi,
Gümüşümsü elleriyle dokundu toprağa.
Sarı başaktan buğdayı, topraktan nanı,
Yoktan var etti kadın, hayatın ustası.
Seni incitmek mi
Dünyayı yok etmek gibi bir şeydi
Bir insan bu kadar mı iyi olur
İyiliğinin altında zerre misali
Senki insanlığın anası
Seni sevmeyen mi vardı
Günler
Uzun sandığım
Ama yanıldığım
An gibi geçen
Şu dünler
Ardı arkası bitmez
Bazı sevgiler vardır yüksek sesle söylenmez
Gözlerinin derinliklerinde ince zekânda gizlenir
Senin dünyan bir hazine her içeri girmek isteyene kapısı açılmaz
Sessizliğin bile aslında binlerce kelimedir
Bilirim kalbinde fırtınalar kopar ama dengine engin
Bedelini ödediğim bu ömürde
Her şeyi doğru bilmek zorunda değilim
Yorulursam dururum
Konusmak istemezsem susarım
Ağlamak istersem ağlarim gülersem gülerim
Ne kadar saklasam da içimdeki fırtınayı,
Sessiz bir tebessümle örttüm bütün hayatımı.
Gecenin tenhasında büyür içimin sedası,
Kimse sezmez derinden sızlayan bu gizli yarayı.
İkizler kadını kolay okunmaz
Bir satırla başlar bir ömür son bulmaz
Yüzünde bahar içinde ayaz
Bir yanı sessizlik bir yanı avaz
Kalabalık dağılır o dimdik kalır
Kainat sevgi dileniyor bizden
Bir taneyim ben eşsizim
Ama çok kıymetsizim
Her şeyi paylaşmasını bilirim
Ama önce benim hakkımı verin
Seyre dalarsanız semaya
Yaşayan duvarlar kapanan kapılar vardır
Bastığın her yer biraz sen olur
Dokunduğun her çiçek içinde bir mevsim taşır
Sen geçersin izlerin kalır




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!