Sana öyle bir his anlatacağım ki,
adı yok, dili yok, zamanı yok,
ama dokunduğu her şeyi
sonsuzluğa çeviren bir ağırlığı var.
Bu, kalbinin içinde başlayan bir şey değil,
kalbini sonradan içine alan bir genişlik,
Sen elbise diye giyersin, çiçeklenir kumaşı
Sen elbise diye giyersin
ben mevsim değiştiririm.
Omzuna düşen her dikişte
bir sabah uyanır dünya,
terzisi rüzgâr olan bir bahar
Beni hayata çağırma hemen.
Biraz daha kalayım içimde çöken o eski binanın altında.
Henüz bütün enkazımı saymadım.
Henüz hangi duvarın altında kaldığını bilmiyorum gülüşümün.
Çünkü uzun zamandır içimde yaşayan şey bir hüzün değil,
Ben sana sevgi hiç acıtmaz demiyorum,
bazen en sıcak evin duvarları bile
geceye doğru üşütür insanı,
bir perde kıpırdar,
bir fincan masada soğur,
kimse bir şey söylemez de
Gece inerken şehrin üstüne
insanlar yüzlerini evlerine asıyor.
Ben pencerede kalıyorum.
Ay, gecenin cebinde unutulmuş bir bozuk para.
Sokak lambaları sarı ipliklerle
karanlığın sökük yerlerini dikiyor.
🌙 Ramazan.
Göğe Asılan Bir Sabır Kandili
Ramazan gelirken gökyüzü yer değiştirir sanki.
Yıldızlar biraz daha yakına iner,
ay, alnımıza sürülen serin bir mühür gibi parlar.
İçimde bir gökyüzü büyüyor.
Sessiz.
Kimsenin haritalarında görünmeyen, bulutlarını yalnızlığın ördüğü, yıldızlarını özlemin yaktığı eski bir gökyüzü.
İçimde bir gökyüzü büyüyor.
Her gece biraz daha genişliyor duvarlarımın arasında. Kaburgalarımın demir parmaklıklarına sürtünüyor maviliği. Bir kuş çırpınıyor içimde, adını bilmiyorum.
Yağmurların hafızasına yüzümü sürerek geldim,
ıslak kaldırımların altında unutulmuş bir çocukluğun izlerini taşıyarak.
Gökyüzü ne zaman içime eğilse,
uzaklarda kalmış bir evin kapısı aralanır,
eşikte ayakkabılarımdan önce suskunluğum belirirdi.
Ağaçların gölgesinden çıktım,
omuzlarımda yılların suskunluğu,
avuçlarımda kimseye anlatamadığım yangın.
Ben,
sevilmeyi öğrenemeden büyütülmüş bir kadın,
çocukluğum yarım bırakılmış bir ninni,
Bir sevdana yenik düştüm, bir de gözlerine,
Sanki kader bütün yolları kapattı da
bir tek sana çıkan yolu açık bıraktı içimde.
Baharda açan çiçekler nasıl taşıyorsa kokusunu rüzgâra,
ben de seni taşıyorum kalbimin en kuytu yerine.
Beni sana getiren o kokuna hasret kaldım sevgilim,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!