bırakıp gitmek
kalbini ağartarak
geçmişin kahırları sırtında
hayata meydan okuyarak
boğaz düğümlerimde
hıçkırıklar mahpus
aşk evirildi eskiyen püsküllü pabuca
savruldukça savrulur bir damdan başka bir dama
ıvır zıvır hır gürdür bahanesi
ne deli tay gibi asidir
ne de müebbetteki tutsak prangası
sabahın ertesinde
Karanlığı ödünç alırız dünden
Bi' de uyuturuz koynumuzda
Yarına kendimize katmak için
Ölürüz gün boyunca sonra
Yine akşam olur
Bir çember çizdim
Tel örgüden çitlerle
Dokundukça kanatan
Çitler ben
Demirci dükkanında
Bakkaldan ekmek alacaktı.
Minnacıktı kanatları serçecik
Sek sek oynayarak yürüdü bakkal amcasına
Celladından bihaber.
Bir yaprak koptu
dalından yere cızıldaşarak
ne rüzgar
ne güz
ne de yaprak sararmıştı
baharında henüz
Temmuzda ölmek daha da zor
Türküler halayda pena kalkan
Şairler kuşandı kalemlerini, dizeler mızrak
Madımak cephesinde can cana canlar siperde
DAHA DA
güneş tepede sarı
sıcak daha da sarı
meydanın tam orta yerinde
betonlar yalazında
Taksim Sıraselviler Caddesinde
Gezi Park’ın da
Akasya dallarında kuşlar
Ve gece uykusunda




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!