İHANET’İN YARASI
Gül aldım diken oldu ellerimin içinde
Hepsi ihanet dolu hepsi aynı biçimde
Bir sadakat bulsaydım çok değil bir kaçında
Gitmesi gerekir erken kalkanlar
Uzaklardan gel diyorlar, giderim
Gençliğimde dağ görünen mekânlar
Ova oldu yol diyorlar, giderim.
Zehir’e bal dedim ekmeğim aşım
Dinle beni gaddar Ağa
Gelmeden mi gideceksin?
Heybetin benziyor dağa
Ölmeden mi gideceksin?
Etme bulma dünyası, bil
Düşünmedim çamurunu tozunu
Göremedim aşk kapattı gözümü
Ta Maraş’ tan bir güzelin izini
Süre, süre geldim ben bu diyara
Başkasına vermem diye avımı
ELLER KALIR
Ateş yanar duman, gider,
Kor yerinde küller kalır.
Yaprak solar zaman gider
Har içinde güller kalır.
ERCİYES
Nice şair, şiir yazmış görmeden
Sana âşık kullar gibi Erciyes
Niceleri yorgun düşmüş varmadan
Engel dolu yollar gibi Erciyes
Bizim köye muhtar yaptık bacıyı
Süzer, süzer bitiremez Fadime
Kendi bildiğince bir haritayı
Çizer, çizer bitiremez Fadime.
Kamçılar kır atı şahlansın diye
Bizim elde garip haller
Coşa gelir hoşa gider
Kervan geçmez bozuk yollar
Doğru gelir şaşa gider
Mecnunlar kaybolur çölde
Kalbim param parça ettin hırslanıp,
Kalbimi taş sanmayasın insafsız.
Kanım emdin omzuma yaslanıp,
Ekmeğini banmayasın insafsız.
Sevdim dedin gözlerime bakarak,
Akmasın gözlerim sana bakarken
Benim yüreğimde ukdesin belma.
Aşkın yüreğimde şimşek çakarken
Erişemem sana göktesin belma.
Duruşun çok asil, bakışın engin




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!